bu aralar çok sık utanıyorum kedimden

öyle ayıplı günahlı utanmalar değil bunlar 

adının her yankısında kulağımdaki

hani güzel ablaların küçük çocukları

mıncıra mıncıra sevmelerindeki

“biraz büyü evlencem senle”deki

elinde lolipopla hani,

bilirsin de o güzelliği..

çocuksundur işte,

bilsen de büyüyeceğini

yersiz yersiz,

çocukluğundan utanmak gibi hani,

öyle işte, utanıyorum bu aralar

al al yanaklarım, yersiz yersiz

sık sık…

 

Aramızda..

Güzel olan ne sendin ne de yakışıklı ben..
Bizim, bizken aramızda geçenlerdi, güzel olan.

Her neredeysen, gözlerinden öperim..

Belki gerçekten benden daha iyidir lan.. Daha çok seviyordur belki..Ne öbür gerzek umrundadır ne de ben..Mutlusundur. Çok mutlusundur. Olamaz mı?
seni senin isttediğin gibi seviyordur ya da senin istediğine daha yakın. Belki de o saçma umut da bundan olsa gerek..
Bir zamanlar o hikayenin esas oğlannı bendim, beni sevmiştin. Şimdi bocalıyorsun sadece. Çok meraklısı olduğun değişiklilkerin peş peşe gelemsini kaldıramadıyıp…Gittin.Diyorum ki esas oğlan benim yani hala. Bitecek de bu bocalama bir gün bir yerde bana döneceksin..O yüzden üzülüyorum,özlüyorum, kızıyorum hatta sana. Yetmedi mi? Niye dönmüyorusun? Niye? Ya da belki o çok meraklısı olduğun değişikliler, öyle ya da böyle .. Değişikliği seversin sen. Ve bir ben kaldım orada değişmeyen. Bu da seni rahatsız etti belki. Sen de ben değişmeyince, değiştirmek istedin.. Olamaz mı?
Ben burada, senin orada mutsuz olduğun, abuk sabuk adamlarla beraber olup günü kendine zehrettiğini kurgulayıp üzülüyorum kızıyorum sana bak ne de temiz güzel seviyordum seni, bok mu vardı gidecek diye..
Ya mutluysan or’da, onlarla olamaz mı? Beni üzen senin mutsuz olma ihtimalin değil mi? Mutlluysan işte ne gerek var ki hala seni hüzünlü makamlarda anılarla yaddetmeye..
Belki de mutlu olmandan korkuyorum olamaz mı? belki de, bir daha seninleyken olduğum kadar mutlu olmayacağım diye tüm bunlar..

Belki de hiçbiridir, olamaz mı?

“…

Acının insan ruhuna yayılması için ne kadar zaman geçtiğini o anda anladım.1,2,3,4… Bende yoktu o cesaret…8,9,10… Hiç olmadı…12,13,.. Ayrılma krarını veren Melek oldu… 16,17,18… Ayrılmak istedi, beni ikna etmeye çalıştı, gözyaşlarıma göğüs gerdi, benimle ağladı, daha önce boşanmış olan arkadaşlarıyla yemeğe çıkmamı sağladı, yayınevinden benim için izin aldı, tatile çıkmam için baskı yaptı, ailesiyle konuştu, avukat ayarladı, boşanma terapisinin seans ücretini ödedi…32,33,34…en sonunda bir not bırakıp gitti…42,43,44…ve bitti..50.

Elli saniyelik bir şeydi.” (Yekta Kopan ,Bir de baktım yoksun)

Ayrılık dediğin ne kadar sürerdi ki..

50 saniye..

puf..

(Source: fatal-e, via eau-de-newyork)

…and man made God.

Özlemek, unutulmak ile hatırlanmak arasında bir ara istasyonmuş.
güzelmiş..

21 Kasım 2010

9.9.2011 Cuma

Bir şeyler daha silinir, bu adam bir yerlerden daha silinir gider…

bakiyorumguluyorumgeciyorum:

Öğrendim; bazen azıyla yetinmek gerekli, içine sürekli sıçılan aptal bir ilişki yaşanacağına mutlu iki ayrı insan olarak kalmak en iyisi.” 

(via kadincik-deactivated20120108)

james blunt, daimen rice dan sonra aynı ağlaklık, aynı arabesk gibi bir hali var ama güzel yine de, nasıl atladım ki ben bunu..

**ha bir de bu bizde Grup Merdiven tarafından Ara beni ara yar makamında baya bi’ türk usulu haliyle yapılmıştı

Sözler için;

Something just changed in your soul
Tell me baby what’s wrong
What’s going on
Have you been crying

Something just flaked in your eyes
There’s a crack in your gaze
Like those broken days
Am i seeing things…

Talk to me
Talk to me
Baby talk it’s me
Talk to me

Something got hold of your soul
You’re like never before
Is there something more
Have i missed anything.

Seems like the sun is shining
On everyone but me
Won’t you talk to me
This is getting scary

Baby talk to me
Please talk to me
Baby talk it’s me
Talk to me

Something just changed in my world
And it’s killing me 

(Source: birblogsonra)

Nasıl sevdiğini anlat, nasıl seviştiğini değil.
Unutma ki: aşkın olayları değil, kişileri uludur. 
_ Ö. Asaf


putseverler derneği


putseverler derneği

(Source: we-are-star-stuff, via ozgurwho)

…kimi kadınların gözleri deniz gibi, yok deniz mavisi gözler değil kastettiğim, öyle uçsuz bucaksız açık denizler misali gözler, bakınca ufkunda yittiğin…